Öğretmen: Devletin biricik, sevgili memuru. Hem okumuş, hem kalifiye, hem uysal, hem vefakâr, hem cefakâr hizmetkârı devletin. Bizim anlayışımızda devlet babadır, ebet müddettir. Her türlü hizmete fazlasıyla layıktır. Ancak, devleti temsil eden, onun ve halkın hizmetkârı memuru da en az devleti kadar hürmete layıktır.
Seçim var, sayım var, şu var, bu var koş öğretmenim. Ücret mi. Yaz var, kış var öğretmenim. Son günlerde üzerinde sınıf öğretmenliği olan öğretmenlerimiz çok stresli. Öğrencilerin kendileri ile ilgili 27, anne ve babalarıyla ilgili 9’ar, kardeşleriyle ilgili 5’er başlıktan oluşan bilgileri internet üzerinden e- okul sistemine girmek zorundalar. Ne var bunda demeyin. Öğretmen, mesai saatleri içinde ne zaman bu bilgileri girecek? Dersinin olmadığı saate denk getirdi diyelim ki, aşırı yüklenen sisteme nasıl girecek? Bekle gece yarısını ki evde girebilesin. Kaç öğretmenin evinde, okulunda rahatça bu işleri yapabileceği imkânı var?
Öğretmen veri memuru değildir. Hele sizin alt yapısını tam hazırlamadan oturtmaya çalıştığınız sistemlerin kurbanı hiç değildir. Mesele bilgileri kim girecek meselesinden çok, yönetim, planlama ve organizasyon meselesidir. Maalesef bakanlığımız, bu konularda hiç de olumlu sicile sahip değildir.
Hem öğretmenin, hem öğrenci ve velisinin faydalandığı uygulamalar karşısında ise bakanlığımız çok haşin. Bilindiği üzere Halk Eğitim Merkezleri aracılığı ile okullarda SBS hazırlık kursları verilmekte idi. Öğretmen cüzi de olsa ücretini alıyor, öğrenci takviye ders alıyor, durumu olmayan veli de dershane ücretinden tasarruf ediyordu. Herkes durumdan memnundu yani. Ancak bir genelge ile bu kurslar kapatılıyor. Çünkü amacını aşan durumlar söz konusuymuş. Tabii, eğitim meselesinin en önemli bileşenlerinden öğretmen, öğrenci, veli memnun olsa da, daha önemli ( ! ) bileşenler memnun olmuyorsa veya zarar ediyorsa bu uygulama derhal durdurulmalıdır.
Yalnız bu e devlet işi çok tuttu. Hem öğretmenlerin, hem vatandaşların oldukça sık eeeeeeeeeeeeeeeeeee devlet dediğine şahit oluyoruz. Biz de sendikacılar olarak bize yansıtılanları yöneticilerimize iletiyoruz: eeeeeeeeeeeeeeeeeee MEB.