Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 Nolu Şubesi 
Anasayfa Kurumsal Yönetim Duyurular Yazarlar İletişim
 
 
     
  Foto Galeri Video Galeri İlçelerden Haberler Okuldan Haberler Dosyalar Perde Arkası S.S.S Hukuk Köşesi Basında TES  
     
     
   
     
   
     
     
 
Yazarlar - Yaşar Şanlı
Yaşar Şanlı
 
Köşe Yazısını Paylaş

Ötekileştirme terimini hep genel anlamda büyük toplum mühendisliği çalışmaları ile yapıldığını zannederdim. Zannederdim diyorum; çünkü fark eyledim ki bu içimize sirayet etmiş, ta ciğerimize kadar… Herkes birbirini ötekileştiriyor. Kendi gibi olmayan herkesi yaftalıyor, acımasızca eleştiriyor. Kahvede, otobüste, camide, okulda, sivil toplum örgütlerinde her yerde aynı terane.

           

Hayatımızın her alanını empatiden uzakta yaşıyoruz. Sadece kendi dünyamızda ve kendi belirlediğimiz çemberde yaşıyoruz. Bizim gibi olmayan herkesi öteliyoruz. Beğenmesek de durup incelemeye bile değer bulmuyoruz Aynaya bakmak lazım artık Her şey bizim etrafımızda dönmüyor; sadece bizim yaşadığımız veya doğduğumuz şehir yok. Başka yerler de var ve ülkemizin her yeri çok güzel. Sadece bizim dinlediğimiz müzik, şiir yok; .başka değerler de var. Onlarda da derinlikler olabilir; korkma, kır kabuğunu. Hayat sadece senden ibaret değil, çok geniş. Algı körlüklerimizi kırmak lazım. Çevrende senin dışında olmayanların hakkında bilgi sahibi olamazsan nasıl onları da kazanacaksın! Okuduğun ve yazdığın kitapların o zaman anlamsız olmaz mı? Bilmezsen onların düşünce dünyasına nasıl gireceksin. Ötelemek bize bir şey kazandırmaz. Çevremizi sarmış olan gözü dönmüş toplum mühendislerinin de istediği budur.

Birlik ve beraberliği üst noktada sağlamak elzemdir. Çünkü yok birbirimizden farkımız bu topraklar üzerinde. Artık bölgecilikten, özelikle hemşericilikten vazgeçme zamanı çoktan geçiyor. Bu davranış biçimi bütünü görmemizin önündeki en büyük engeldir. Bu bölgecilik ve hemşericilik, dar bölge milliyetçiliği, çevremizdeki insanların olumsuz karakterlerini görmemizi de engelliyor.

Aynı yolu beraber yürüdüğümüzü sandığımız insanlar, aslında bize sadece gidecekleri yere kadar eşlik ediyor''  Mark Twain

            Ötekileştirmenin en yalın tanımı ‘‘Kendi özdeğerliliğini, başkasının farklılığını kötüleyerek ve kendini överek arttırma çabasıdır. Ayrımcılık suçunun işlenmesidir.’’olarak ifade edilebilir.

"Bizim çevremizi kuşatan güruhun dayatması olan bir şey yapamayacağımız söylemine izin vermeyiz; hatta kendimizin bile. Bir hayalimiz var, peşini bırakamayız; onu koruruz. İnsanlar, kendilerinin yapamadıkları şeyleri bizim de yapamayacağımızı söylerler. Bir şeyi istiyorsak peşini bırakmayız; gider alırız, o kadar .''

 ‘‘Sofradan en fazla payı alanlar, bize kanaatkâr olmayı öğretiyor. Karnını doyuranlar, açlara seslenip gelecek güzel günlerden bahsediyor. Ülkeyi uçuruma sürükleyenler, sıradan insan için ülke idare etmenin zor olduğundan dem vuruyor. Bertolt Brecht

 Televizyonun bizi esir almasından, ötekileştirme zehrini kanımıza zerk etmesinden bir an önce kurtulmalıyız. Çünkü televizyon bu satranç oyunun en önemli taşı. Önce onu almalıyız; sonrası zaten mat.

                 Kanepenizde oturun, televizyonun beyninizi yıkamasına izin verin, ruhunuzu o salak yarışmalara satın ve bir şeyler tıkının. Tüm bunları yaptıktan sonra intihar edin. Trainspotting

              Bizler tarihteki atalarımız gibi fırtına kuşuyuz. En ağır rüzgârda bile, rüzgâra karşı uçarız."

                Çürüyen bir toplumda birbirini beğenmeyen insanlar, bizim gibiler tarafından yansıtılmalıdır. Eğer bu insanlar sosyal işlevi sayesinde inancı kırmak istiyorsa, bizim gibiler dünyayı değiştirebilirler. Bizim gibiler oyunun ne olduğunu göstermek zorundadır ve değişime yardım etmelidir.

 

                Bizler gerçeği görmek için hazırlanıp, sonu nereye varırsa varsın, ucu kime dokunursa dokunsun, gerçekten madalyonun öteki yüzüne bakmak istiyoruz, yolun bir yerinde bu düzene kafa tuttuğumuzu fark edinceye kadar.

 

”Ve dünyada küçücük bir yere konulduk biz,
Sevgi ışınlarına dayanmayı öğrenelim diye. 
Ve bu kara vücutlar ve bu güneş yanığı yüz, 
Bir bulut ve gölgeli bir ormandır sadece.”
-William Blake


             Düşündüklerimizi, anladıklarımızı, nereden geldiğimizi ve bundan sonra ne yapacağımızı daha derin araştırdıkça, bize ne kadar çok yalan söylendiğini göreceğiz.

 

İnsanın ruhu, vücudunun en bitkin parçasıdır. Ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz için hayat sonu olmayan bir yolmuş gibi geliyor bize. Kendinden ne kadar uzaksan, aslında kendine o kadar yakınsın. Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır. Bazen büyük farklılıklar insanları bir birine daha da yakınlaştırır.(Film Repliği)

 

 
Yazarın Diğer Yazıları
 
ÖTEKİLEŞTİRMENİN SOSYOLOJİK ANATOMİSİ (26-01-2012)
Şiddetin Tarihi (30-05-2011)
1919 Cesaret (30-05-2011)
1919 Cesaret (30-05-2011)
Seni Duyuyorum Yılların Ötesinden (30-05-2011)
 
Yazara Ait Tüm Yazılar 
 
Haberler
 
23 MAYIS’TA TÜM MEMURLAR İŞ BIRAKIYOR 23 MAYIS’TA TÜM MEMURLAR İŞ BIRAKIYOR
19.05.2012 00:00:00 (23)
 
 
SENDİKAL MÜCADELEMİZ SONUÇ VERDİ SENDİKAL MÜCADELEMİZ SONUÇ VERDİ
17.05.2012 00:00:00 (394)
 
 
MEYDAN GÜMBÜR GÜMBÜR GÜMBÜRDESİN...! MEYDAN GÜMBÜR GÜMBÜR GÜMBÜRDESİN...!
17.05.2012 00:00:00 (182)
 
 
ANNELERİMİZİ UNUTMADIK ANNELERİMİZİ UNUTMADIK
16.05.2012 00:00:00 (181)
 
 
 
En çok Okunanlar
 
 
Yazarlar
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Anket

  Size göre ilimizin en önemli sorunu nedir?





 

 
Önemli Linkler
İndirimli İş Yerleri
Hukuk Köşesi
Basın Bülteni
Şube ve Temsilciliklerimiz
Yeni Doğanlar
Aramızdan Ayrılanlar
Düğün-Nişan-Sünnet
TC. Kimlik No
Emekli Sicil No
Trafik Ceza Puanı M.E.B. 
 
AnasayfaKurumsalReklamİletişim